-
Continue reading →: “Ölü İnternet Teorisi”: İnterneti yapay zekâ mı yönetiyor? Gerçek daha rahatsız edici olabilir.
Ne yapmalıyız? Bu teori bize şunu hatırlatıyor: Gördüğümüz her içeriğe hemen inanmamak Etkileşimlerin doğal olmayabileceğini bilmek Dijital dünyada daha şüpheci ve bilinçli olmak Çünkü bazen karşımızda bir insan değil, sadece çok iyi taklit eden bir algoritma olabilir.
-
Continue reading →: Hediyelere
Sevdiğimiz bir dostumuz, bir yakınımız yüzünde mahcup bir gülümsemeyle yanımıza gelir. Ellerinde dışı renkli kâğıtlarla kaplı, üzeri fiyonklarla süslenmiş bir hediye vardır. Ve gülümseyerek “Senin için!” der. Şaşkın bakışlarımız ile alırız avuçlarımıza. İçinden gelmiştir; öyle bir anda, kendiliğinden, yüreği bizi mutlu etme isteğiyle dolmuştur. O an, kaç gündür ne kadar…
-
Continue reading →: Yatalak Akşamlar
bir günahın arsız tebessümüyle sayfa sonlarına atılan imzalar şöhretimizle başlıyor . bilmiyordum sözün büyüğünü bir ömürde söylenmeyeni yorgun şiir akşamlarında sıyrılan yüzlerin cam kenarında buğulu bir şarkının anlattığı göğe üflenmiş yalanlar, birkaç doğum günü, o buruk neşe diyemedim ki ben ettim karnıma o soğuk vurdu anne . mazur göreceksin biliyorum,…
-
Continue reading →: Zamansız tasalar
zamansız tasalar dökülüyor dilinden şiirlerin adı belli sanı belli yaşamak, diken üstündedir gül bahçelerinde en çok bunu bilelim bilelim karanlığın arka sokaklarında neler oluyor bir terin dökülüşü gibi neden seyrediliyor bir çocuğun son nefesini verişi şu akıp giden suya kaçıncı defadır bakılıyor iki büyükten bir küçük çıkarılırken yavaş yavaş yanaşılırken geceye eğriler yukarı doğrular aşağı iken -bu bir masal değil- bir bütün olarak bakılsın sofistike savunmalara iki küçükten…
-
Continue reading →: Şikayetlere
Gerçekten mi? Değiştirmediğimiz her durumu seçiyor muyuz?Bu soru beni uzun süre etkisinde bıraktı. “Nasıl olur!”dedim. Şikayet ettiğim ama düzeltmek için hareket etmediğim her durumu seçmiş mi oluyorum? Bazen geçerli bahanelerimiz olamaz mı? Yani mevcut durumu düzeltemeyecek kadar geçerli bir bahane. Hayatımdan ve yaşadığım şeylerden memnun değilsem ve düzeltemiyorsam, bu duruma sıkışıp…
-
Continue reading →: Acıdan Kaçmak ve Kimlik
Bir telefon beklemek ya da bir telefon etmenin kararsızlığı. İnsan ne için kararsız kalır? Seçeceği şeyin getireceği acıyı mı hesaplar? Ölümünü bekleyen ya da haberli habersiz son yolculuğuna çıkan insanlar. Peki ya cennet nedir? Belki psikanalitik görüşün dediği gibi acıdan kaçmak ve hazza koşmak olgusu bir nevi cennettir. Çünkü bize…
-
Continue reading →: Sevmeye ve SevilmeyeUzun bir aradan sonra yine o akışı hissediyorum. İçimde kelimeler titriyor, kıpırdanıyor; onları susturan her mantıklı gerekçeyi zorluyorlar ve “Bizi gün yüzüne çıkar!” diyerek bağırıyorlar.Artık bu dakikalarda kalemimin kontrolünü kaybediyorum. Hepimize sevgi taşıması temennisiyle… Sevmek, sanırım dünya üzerinde en saf, en masum, belki de en gerçek duygudur.Hep sevilme kaygısı taşıdığımdan…
-
Continue reading →: Biyolojik Aristokrasi: Yeni Dönemin Burjuvalaşması mı? Gıda, İklim ve Sonsuz Gençlik Arasında Bir DistopyaBiyolojik aristokrasi terimini ilk duyduğunuzda, aklınıza eski zamanların “mavi kanlı” asilleri, dükleri ve kontları gelmesi çok doğal. Ancak bu terim, çok daha güncel ve rahatsız edici bir gerçeği işaret ediyor olabilir. Biyoteknoloji ve genetik bilginin, toplumda yeni ve yıkıcı bir sınıf ayrımı yaratma potansiyeli. Bu, bir nevi, tarihteki burjuva sınıfının…
-
Continue reading →: Otuzlaraİstanbul’un en güzel manzaralarından birine sahip, minik bir kafenin ıssız bir köşesinde kaleme alıyorum, bu yazıyı. Boğaz’ın suları hırçın bugün, dalgalar bembeyaz köpüklere dönüşerek kırılıyor .Ne zaman başımı kaldırsam bir gemi geçiyor usulca.Ne garip ki otuzlarımı karşılıyorum bugün. Her hangi bir güne uyanır gibi uyansam da bambaşka bir dönüm noktasında…
-
Continue reading →: Kafesteki Kuş : Özgürlükten Kaçışİnsan her zaman özgürleşmekten bahsedip durur. Özgürleşmek istediğini, özgürlüğüne engel olanlara nasıl da sinir olduğunu anlatır. Kendini kafesteki bir kuş gibi anlatır. O kendini bir kartal, atmaca, şahin gibi bir kuş olarak düşünür. Kafese girmemelidir, kafeste kalmamalıdır. Bir açılsa kilidi, aslında neler yapacaktır, nasıl da uçacaktır, nerelere gidecektir de kafesi…